Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Akıl Donduran Deprem İstatistiği!

Bu konuda bilimsel bir bilgi paylaşacak otorite değilim elbette! Fakat şimdi sizlere anlatacağım öyle korkunç bir gerçek ki, pamuk ipliğine bağlı bir deprem gerçeğini Kuzey Marmara Fay Hattı konumunda yaşayan herkes neyin ne olduğunu daha iyi idrak edebilecek. Deprem araştırmacıları elbette bir çok faktörün bir araya gelmesini, bir çok istatistik dolu bulgu ile yaptıkları incelemeleri, araştırmalar neticesinde edindikleri bilgileri bizlerle dönem dönem paylaşımlarda bulunuyorlar.  Hem ilgimi çektiği için, hem de ben de bu sınırlar içinde yaşadığım için takip ettiğim bu konuda şimdi sizlere dümdüz bir istatistik paylaşacağım. Elbette fay hareketleri, yaşanan büyük küçük depremler, yapılan incelemeler gibi bir çok etken olduğu gibi bir de aynı lokasyonda yaşanan deprem süreçleri de önemli bir husus. Lafı uzatmıyorum dümdüz konuya giriyorum, İstanbul' u başta ilgilendiren Kuzey Marmara Fay Hattındaki geçmiş büyük deprem yıllarını sizlerle hemen paylaşıyorum; 542, 740, 1032, 1231, 1509...

Siz hiç birinin hayatına değer kattınız mı?

Hepimiz birilerinin hayatlarına giriyoruz çok şükür! Bazen de çıkmak, çıkarılmak gerekebiliyor ayrıca. Fakat çok merak ettiğim ve önemsediğim bir konu var; "Değer katmak!"  Siz hiç birinin hayatına değer kattınız mı? Veya birisi sizin hayatınıza değer kattı mı? Şimdi başınızı ellerinizin arasına alın ve düşünün bir süre. Hayatınızda olan insanlar sizin hayatınıza bugüne kadar neler katmış? Veya siz hayatında olduğunuz birinin hayatına bugüne kadar neler katmışsınız? Bu bir yakın arkadaşınız olabilir, sevgiliniz olabilir, eşiniz olabilir, kardeşiniz olabilir, akrabanız olabilir. Eğer birinin hayatına değer katmıyorsanız veya sizin hayatınıza değer katan bir yanı yok ise, neden o kişi var? Ne için? Bazı insanlar karakterize olarak birilerini hayatından kolay kolay çıkaramıyor ve rahatsızlık duysa da bu sancıyı çekmeye devam ediyorlar. İşte ben tam olarak bu çıkmazda bu soruyu elek olarak kullanıyorum. Ben size şuan tam olarak ne söylemek istiyorum biliyor musunuz? Hayatınıza da...

8 Mart Dünya Kadınlar(Sömürü) Günü

8 Mart "Dünya Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun!" Şimdi içinizden dediniz ki; başlığa bak, içeriğe bak... Bence devamına bakın siz. 8 Mart ve diğer özel günler elbette temsili olarak seçilmiş günler fakat, kapital sistemin oluşturup bizlere kaydettirdiği ve sömürü çarkının zirveye çıktığı bu ve buna benzer bir çok gün var özellikle kadınların hassasiyetleri üzerine kurulu olan. Ben de hemen hemcinslerimin hepsinde olduğu gibi bu tarz özel günlere karşı negatif bakış açısındayım. Neden mi? Bir kadına değer verirsen onun için her gün 8 Mart' tır. Sevdiğini hissettirirsen hatta gösterebiliyorsan bir kadına her gün 14 Şubat' tır. Eğer ki bir kadının sırtından bir nebze olsun yorgunluğunu alabiliyorsan, büyüttüğünüz çocuklarla ilgili biraz sorumluluk alıp kadınını dinlendirebiliyorsan o kadın için her gün 11 Mayıs' tır! Hiç görülmemiştir bütün bunları yaşayan bir kadının özel günler takıldığı. Karşısında bu denli kendisini özel hissettiren bir adam varsa o kadın için de 14 ...

Cambaza bak cambaza!

Bu yazıma bir başlık olarak öncelikle net olarak şunu söylemeliyim: Kahpeliğin, şerefsizliğin, namussuzluğun, yalancılığın dini, dili, ırkı, partisi, kılık ve kıyafeti yoktur! Öyle bir hal aldı ki insanların birbirlerini yargılaması, hani "Cambaza bak cambaza" hikâyesi var ya, kimse kendi yaptığını, kendi çevresinde veya kendi ideolojisiyle aynı olanların yaptığını görmüyor veya görmek işine gelmiyorken sağı solu öyle rahat eleştiriyor ve yaftalıyor ki! Hele ki dini değerler üzerinden gidecek olursam bu yazımın sonunu getiremem. Adam sahtekâr fakat sorsan kendisi sütten çıkmış ak kaşık, diğer herkes sahtekâr. İnanın o kadar çok şey yazmak istiyorum ki maalesef elim de varmıyor, dilim de varmıyor... Kaba bir tabir kullanacağım herkesten özür dileyerek: "Or....." ya or...u dediğinde kabul etmiyor! Saygılarımla, Web:  selmanca.com.tr  

Bir inanç meselesi!

Herkes sahte yaşıyor ve herkes kendisinin dürüst olduğuna inanıyor. Kendine yapılırken yanlış yapıldığına inanıyor fakat başkasına kendisi yaparken haklı olduğunu düşünüyor. Bu girdaptan ne zaman kurtulabiliriz bilmiyorum ama iyiye de gitmiyoruz! Web:  selmanca.com.tr  

Fiyat algımız ne durumda?

Herkesin bildiği üzere dünya genelinde 2019 yılı sonlarına doğru başlayan ve bütün dünya düzenini değiştiren Covid salgını sonrası oluşan büyük ekonomik kriz en çok bizi etkiledi. Bizi diyorum çünkü Türk Milleti olarak biz kural, kaide konusunda fazlaca suistimale açık yetişmiş bir toplumuz. Bunu üzülerek söylüyorum o kısmı ayrı elbette! Fırsatçıların peşpeşe suistimal ettiği ekonomik durum bizleri öyle bir hâle getirdi ki hepimizin fiyat algısı da değişti. 5 liralık şeye 10 lira denildiğinde şaşıramıyoruz çünkü o kadar kaptıran kaptırana bir fiyat skalası var ki! Nasıl çözülür, nereye gider endişeyle yaşıyoruz. Bir an evvel hepimize şifa diliyorum! Web:  selmanca.com.tr  

Poğaça, açma ve simit sorunsalı!

Keşke kaşarlı dedikleri poğaça, açma ve simitin içine kaşar peyniri de koymuş olsalar...  Peynirli poğaçada peynir yok, zeytinlide zeytin yok fakat isimleri bu şekilde geçiyor gibi sanki değil mi? Web:  selmanca.com.tr